Bugün hayatımın en heyecanlı günlerinden biriydi. Sabah motosikletime bindiğimde ellerim titriyordu. Kamerayı bile sabit tutamıyordum. Çünkü yıllardır hayalini kurduğum şeyi yapmak üzereydim.
Bugün kendi kurduğum moto kurye şirketinin ilk günüydü. Vergi levham çıkacaktı. Kartvizitlerim basılacaktı. Broşürlerim hazır olacaktı. Yeni telefon hattımı alacaktım. Kısacası Ana Kurye resmen doğuyordu.
“İnşallah başarılı olur.”
O gün motosikletin üzerinde ilerlerken kendi kendime sürekli aynı şeyi söylüyordum. Çünkü bir şirket kurmak kolaydır ama onu yaşatmak kolay değildir.
Ana Kurye İsmi Nereden Geldi?
Bu yazıyı okuyan birçok kişi Ana Kurye ismini merak ediyor. Ben bir anneyim. “Ana” kelimesi benim için sadece anneliği temsil etmiyor. Ana aynı zamanda temel demek. Kök demek. Güven demek. Sahip çıkmak demek.
Bu yüzden İstanbul moto kurye hizmeti verecek markama Ana Kurye adını vermeye karar verdim. İnsanların bana teslim ettiği evrakları, paketleri, numuneleri ve önemli gönderileri bir annenin hassasiyetiyle taşımak istedim.
Bugün Ana Kurye’nin temelinde duran düşünce hâlâ aynı: güven.
Daha Önce de Şirket Kurdum
Aslında girişimcilik benim hayatımda yeni değil. 23 yaşındayken ilk işletmemi açtım. Sonra farklı ticari girişimlerim oldu. Su bayiliği yaptım. Damacana taşıdım. Personel çalıştırdım. Kandırıldım. Zarar ettim. Battım. Tekrar ayağa kalktım.
Daha sonra kendi şirketim üzerinden farklı projeler yürüttüm. Kazandığım dönemler oldu. Kaybettiğim dönemler oldu. Ama her iş bana yeni bir şey öğretti.
Yıllarca kendi işimi tekrar kurmaya cesaret edemedim. Sonra bir gün şunu fark ettim: sermaye olmadan da başlanabilecek işler vardır. İşte Ana Kurye böyle ortaya çıktı.
- Bir motosiklet.
- Bir telefon.
- Bir internet sitesi.
- Ve çok çalışma isteği.
Vergi Levhası, Matbaa ve İlk Adımlar
Şirket kurma süreci dışarıdan göründüğünden daha uzun sürüyor. Vergi levhası, muhasebeci, telefon hattı, kartvizit, broşür ve resmi işlemler derken yaklaşık 10 gündür bunlarla uğraşıyordum.
O gün kartvizitlerimi teslim almaya giderken yaşadığım heyecanı tarif etmek zor. Çünkü elimde tuttuğum şey sadece bir kartvizit değildi. Bir hayaldi. İnsan bazen küçücük bir kart parçasına bakıp geleceğini görebiliyor.
İstanbul’da Kurye Şirketi Kurmak
Birçok kişi İstanbul’da kurye şirketi kurmanın sadece motosiklet almak olduğunu düşünüyor. Aslında işin görünen kısmı o. Görünmeyen kısmında ise çok daha büyük sorumluluklar var.
- Müşteri bulmak
- Güven oluşturmak
- Pazarlama yapmak
- Operasyon kurmak
- Kurye ağı oluşturmak
- Teslimat süreçlerini yönetmek
Özellikle İstanbul kurye hizmeti sektöründe güven oluşturmak zaman istiyor. Çünkü insanlar size sadece bir paket teslim etmiyor. Bazen önemli bir evrak, bazen acil bir gönderi, bazen hastaneye yetişmesi gereken bir numune, bazen de eczaneden alınması gereken bir sağlık ürünü emanet ediyor.
İşte bu yüzden Ana Kurye’nin temelinde güven duygusu yer alıyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?
Kartvizitlerimi teslim aldıktan sonra sıradaki hedefim pazarlamaydı. Artık sahaya çıkacaktım. İstanbul’da işletmeleri ziyaret edecektim. Kurumsal firmalarla görüşecektim.
Moto kurye hizmeti, acil kurye hizmeti, eczane kurye hizmeti, evrak teslimatı ve aynı gün teslimat çözümlerimizi anlatacaktım. Çünkü bir şirket kurulduğu gün değil, ilk müşterisini bulduğu gün gerçek anlamda yaşamaya başlıyor.
Bu Hikâyeyi Videolu Olarak İzleyebilirsiniz
Bu yazıda anlattığım tüm süreci videolu olarak izlemek isterseniz aşağıdaki videoya göz atabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Özlem Boz, Ana Kurye kurucusu, profesyonel motosiklet sürücüsü, dijital içerik üreticisi ve kadın girişimcidir. Bu yazı Ana Kurye Günlüğü serisinin bir parçasıdır. Bu seride Ana Kurye’nin kuruluş sürecini, İstanbul yollarında yaşadığım gerçek kurye hikâyelerini, müşteri deneyimlerini, girişimcilik yolculuğunu ve şirketin büyüme sürecini paylaşmaya devam edeceğim.
İlk deneme yorumu, kendimden kendime taktir:)